Ankara Diyetisyen

Diyetisyen Müge Özturna

Garantili SEO Hizmeti

Diyetisyen Müge Özturna

Diyetisyen Müge Özturna Adres: Kızılırmak Mah.  1443. Cad,  1071 Ankara Usta Plaza,  No:25,  A Blok 4.Kat,  No:31, 06510  Çukurambar/ANKARA, Türkiye

Diyetisyen Müge Özturna Telefon: +90 312 5142122 Numarayı Tıklayarak Arama Yapabilirsiniz

Diyetisyen Müge Özturna Alternatif Telefon: +90 541 5142122

Diyetisyen Müge Özturna E-Posta Adresi: info@diyetisyenmuge.com

 

Vitamin ve Mineral Takviyeleri Kilo Almada Etkin Mi?

Dengesiz ve düzensiz bir beslenme tarzı ve yaşam şekli ile ortaya çıkan hastalıklara engel olmak amacıyla kullanılan vitaminler direncinizi güçlendirmeye neden olur.

Besin destekleri iştah kaybı ve sindirim bozukluğuna neden olan hastalıkları ve direnç kaybını engellediği için iştahınızı bir miktar açabilir. Bu iştah da ideal olan kilonuza ulaşmanızı sağlayacaktır. Sağlıklı ve zinde bir vücut çok daha düzenli çalışır, kilo sorunu yaşamanızı engeller.

Özellikle B12 vitamininin; demir depolanması, enerji sağlama, toksinlerin atılması,  kalp-damar sistemine destek olma gibi pek çok görevi var. B12 vitamini eksikliği olanlarda bu faaliyetler eksik olacağı için eksiklik tamamlandığı takdirde kilo vermenize dahi yardımcı olacaktır.

Kan tahlillerinizde herhangi bir vitamin eksikliği varsa ve yine de bunu göz ardı ederseniz metabolizmanız mutlaka yavaşlayacaktır. Diyet serüveninizde de istediğiniz hedefe hızlı ulaşmanızı engelleyecektir.

Not ; ister ideal kilonuzda olun ister olmayın; kan değerlerinize düzenli olarak 3 ayda 1 baktırın. Dengeli ve sağlıklı bir yaşam için. Eğer vitamin eksikliğiniz varsa ve takviye almayı düşünüyorsanız diyetisyeninize danışmayı ihmal etmeyin. Her takviyenin potansiyel yararları ve riskleri vardır, bunlar hakkında sizi bilgilendirmesini isteyin. Bu, özellikle; gebeler, emziren anneler, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi kronik hastalıkları olan kişiler için geçerlidir.

İdeal Probiyotik Seçimi Nasıl Olmalıdır

Her ne kadar popülaritesi son yıllarda artmış olsa da probiyotik ürünler eski çağlardan beri kullanılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) son 50 yılda önemli bir problem olarak gündeme gelen antibiyotik ve diğer antimikrobiyallerin kullanılmasına sınırlama getirilmesini önerdi. WHO patojen mikroorganizmalar ile savaşım da non-patojen mikroorganizmaların kullanılmasını tavsiye etti. Yararlı bakteriler ile iyi yönde değiştirilmiş bir bağırsak florasının insan sağlığı için önemli olduğu düşüncesi gün geçtikçe batı biliminde daha çok kabul görmeye başladı.

2007 yılında insan genom projesinin (Human Genoma Project, HGP) bir devamı olarak İnsan Mikrobiyam Projesi (Human Microbiome Protect, HMP) başlatıldı.

PROBİYOTİK ÖNERİSİ

Probiyotikler hakkında yapılmış bunca çalışmaya rağmen, halen soru işaretleri olan pek çok alan vardır. Bu nedenle gün geçtikçe probiyotikler üzerine yapılan araştırmalar artmaktadır. Elimizde ki veriler ışığında ve deneyimlerimizle biz diyetisyenlerin probiyotik önerisi konusunda nasıl bir yol izleyeceğimiz ve nelere dikkat etmemiz gerektiği konusu çok önemli….

1990’lı yıllarda bilim adamları insanların, dört kan grubundan birine ait olduğunu buldu. Şimdiler de ise insanları sınıflamanın yeni bir yolunu keşfettiler; bakteriler… Her insan binlerce farklı mikrop grubuna ev sahipliği yapmaktadır. Çoğu insan hayatı boyunca kullandığı ilaçlar, besleme kaynaklı ve diğer olumsuz etkilere maruz kaldığından, biyolojik açıdan normal bağırsak florasının neye benzediğini ve floranın gerçekten ne kadar dirençli olduğunu bilemiyoruz. Ancak; sağlıklı ve sadece anne sütü alan bebeklerin çoğunluğunda gelişen floranın normal olduğunu varsayabiliriz. Yapılan bilimsel çalışmalara dayanarak; hangi bakteri suşlarının bağırsak florası kompozisyonu üzerinde ölçülebilir olumlu etkilere sahip olduğu görülebilmektedir.

HANGİ BAKTERİ SUŞU HANGİ DANIŞANA ÖNERİLMELİDİR?

Bakteri grubu: laktik asit bakterisi
Bakteri cinsi: lactobacillus
Bakteri türü: lactobacillus rhamnosus
Bakteri suşu: lactobacillus rhamnosus GG

*Probiyotik bakteriler türe değil suşa bağımlıdır. Bir probiyotik bakterinin sağlık üzerine yararlı etkisi sadece o suşa aittir, türe değil.

Gün geçtikçe probiyotikler hakkında kamuoyunda da artan bilgiler sayesinde, pek çok danışan bazı bilgilere sahip. Henüz biz önermeden probiyotik kullananlar olduğu gibi, bizden tavsiye isteyenler de bulunmaktadır.

Kendi deneyimlerime dayanarak; danışanların en çok probiyotik takviyesi kullanma isteğinin:

  • kilo verme
  • gaz
  • şişkinlik
  • sindirim problemleri
  • diyare (ishal)
  • konstipasyon (kabızlık) ve güçlü bir bağışıklık sistemi olduğunu gördüm.

Piyasada bulunan çok çeşitli sayıda probiyotik takviyelerinden seçim yaparken ; içerdiği bakteri suşu ve bilimsel olarak kanıtlanmış faydaları tercihteki ilk nedenimiz olmalı.

Aslında bunu şöyle açıklayabiliriz; idrar yolu enfeksiyonu için kullanılan antibiyotik türü farklı olduğu gibi; farklı durumlar için kullanılacak probiyotik suşları farklılık gösterebilir.

Örneğin; yapılan bir çalışma da; gebeliğin son ayın da annelere ve doğumdan sonra 6 ay bebeklere L.rhamnosus GG suşu vererek ilk 10 yaşta fazla kilo alınmasına engel olduğu gösterilmiştir.

İDEAL PROBİYOTİK SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR;

  1. Danışanın sorunu belirlenir.
  2. Soruna uygun probiyotik cinsi, türü ve suşu ile yapılmış çalışmalar incelenir.
  3. Doğru probiyotik suşuna karar verilir.

Önerilecek probiyotik suşu belirlendikten sonra ise hangi marka probiyotik tavsiye edilmesi gerektiğine karar verilir.

PROBİYOTİK SEÇİMİNDE KRİTERLER

  1. İnsan orjinli olmalıdır.
  2. Zararsız ve güvenilir olmalıdır.
  3. Yüksek oranda canlı mikroorganizma içermelidir.
  4. Gastrointestinal florada canlı kalabilmeli, mide asidi ve safraya dayanaklı kalarak metabolik aktivitesini devam ettirebilmelidir.
  5. Kısa sürede olsa bağırsakta kolonize olabilmelidir. Doğal mikrofloraya adapte olabilmelidir.
  6. İyi çoğalma özelliğine sahip olmalıdır.
  7. Bağışıklık sistemini uyarabilmelidir.
  8. Antibakteriyel ve antimikrobiyal madde üretilmelidir.

Probiyotik önerisinden sonra ise; 2 hafta düzenli kullanımın ardından danışan üzerin de meydana gelen etkiler takip edilerek, önerilen probiyotikten elde edilen geri bildirime göre devam edilebilir, değiştirilebilir veya ekleme yapılabilir.

Yetişkin Kadınların Kalsiyum Tüketiminin Ağırlık Kontrolü Üzerine Etkisi

Obezite, organizmada normal olmayan ve aşırı yağ birikmesi olarak tanılanan bir sağlık problemidir. Genetik, kültürel, sosyoekonomik, fizyolojik, psikolojik ve yaşam tarzından kaynaklanan birçok nedeni bulunmaktadır. Obezite ve kilolu olma prevelansının, etnik yapıya, cinsiyete, yaş gruplarına göre farklılık göstermekle birlikte dünya çapında her geçen gün artış gösterdiği belirlenmiştir.

Çoğu yetişkin insan sinirsel, hormonal, kimyasal ve fiziksel mekanizmalarla enerji alımı ile harcama arasında denge kurarak bedeninin ağırlığını belirli düzeyde tutmaktadır. Bu mekanizmaların bir ya da bir kaçındaki bozukluk bu dengenin değişmesine neden olur. Dengenin bozulması beden ağırlığının değişmesiyle sonuçlanır. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yetişkin nüfusu oluşturan kadınların %65’inde, erkeklerin %39’unda hafif ve orta derecede şişmanlık sorunu bulunmaktadır. Bebeklerin sıklıkla makrosomik olduğu görülmektedir.

Geçen 10 yılda yapılan çoğu deneysel ve klinik çalışma, kalsiyum adipoz doku üzerindeki etkisini doğrulamaktadır. ABD’de günlük ortalama kalsiyum alımının önerilenden az olduğunu, düşük kalsiyum alan bireylerin ise daha fazla vücut ağırlıklarına sahip olduklarını belirlemiştir.

Kalsiyumun, kemik ve dişlerin gelişimi, sağlığının korunmasının yanı sıra vücut ağırlığı üzerinde de iki etki mekanizması olduğu belirtilmektedir. Birincisi; kalsiyumun yağ asitleri ile ince bağırsakta bağlanarak çözünmeye sabunlara dönüşmesi, absorbe edilememesi ve dolayısıyla yağ asitlerinin kalsiyum tuzları formunda fekal yağ atımının artmasıdır. İkinci mekanizmada ise; düşük kalsiyum alımının adipoz dokuda trigliserit deposunun artması, yüksek alınan kalsiyumun lipit oksidasyonunu hızlandırması vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak diyette artan kalsiyum miktarından kaynaklanan bir ağırlık kaybından ziyade, enerji değeri kısıtlanmış sağlıklı bir diyetin ağırlık kaybında, yeterli kalsiyum ile birlikte etkili olduğundan sözedilebilir.

 

Diyetisten Müge Özturna

Diyetisten Müge Özturna ve Müge Özturna adres ve telefon bilgileri yukarıdaki gibidir. Eğer yukarıda yer alan Diyetisyen Müge Özturna  ve Müge Özturna iletişim bilgilerinde bir hata olduğunu düşünüyorsanız lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Garantili SEO Hizmeti
Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Kürtaj Kızlık Zarı Dikimi Yük Taksi Mistik Ürünler Girls For Travel
Kapalı