Ankara Diyetisyen

Diyetisyen Nevra Demirel – Ankara Diyetisyen

Garantili SEO Hizmeti

Diyetisyen Nevra Demirel – Ankara Diyetisyen

Adres 1:

Diyetisyen Nevra Demirel Adres: Çankaya Mah.  Tunalı Hilmi Cad. Kuğulu İş Hanı, B Blok,  No:123/151,  06680 Kavaklıdere/ANKARA, Türkiye

Diyetisyen Nevra Demirel Telefon: +90 312 4260095 Numarayı Tıklayarak Arama Yapabilirsiniz

Diyetisyen Nevra Demirel Alternatif Telefon: +90 532 0620095

Diyetisyen Nevra Demirel E-Posta Adresi: info@nevrademirel.com

Adres 2:

Diyetisyen Nevra Demirel Adres: Ümitköy Bulvarı,  Galleria AVM Karşısı, Çamlıca Bulvar Sitesi, C Blok, Daire: 18,   06810 Çayyolu/ANKARA, Türkiye

 

Ankara Diyetisyen

 

EGZERSİZ VE BESLENME

Herkes için olduğu gibi spor yapan kişiler için de enerji ve besin ögeleri ihtiyaçlarının yeterli düzeyde karşılanması çok önemlidir. İdeal vücut ağırlığına ulaşmak, istenilen yağ ve kas oranına sahip olmak için egzersiz ve beslenme muhakkak ayrılmaz bir ikilidir.

Yapılan vücut analiz ve ölçümlerinde spor yapan kişilerin beslenmesinde yaptığı hatalardan dolayı bazen vücut kompozisyonlarındaki değişimin istenilen düzeyde olmadığı görülebiliyor. Örneğin; protein alımına oldukça dikkat ederken karbonhidratları ihmal edenlerde, olması gerekenin aksine kas kitlesinde kayıplarla karşılaşılabiliyor. Çünkü karbonhidrat alımın yeterli olmayışına bağlı olarak kaslardaki glikojen depoları kullanılıyor. Bunun gibi durumlarla karşılaşmamak adına egzersiz yaparken beslenme konusunda bazı temel kuralların dışına çıkmamak gerekiyor. Antrenmanların içeriğine, yoğunluğuna ve kişilerin vücut kompozisyonlarına göre değişmekle birlikte spor yaparken beslenmede dikkat edilmesi gerekenler bellidir.

Egzersiz Öncesi ve Sonrasında Beslenme

Egzersiz öncesinde beslenme

Egzersiz öncesi gerek duyulan enerji mutlaka karşılanmalıdır. Uzun süreli açlıktan sonra düşük kan şekeri ile spora başlamak, egzersiz sırasında performansı olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Egzersize başlamadan genelikle 2-4 saat önce mutlaka ana öğün tüketilmelidir. Öğünün özelliği; yeterli sıvı, düşük yağ ve düşük posa (mide boşalımını kolaylaştırmak ve gastrointestinal problemleri azaltmak için), yüksek karbonhidrat ve orta düzeyde protein içermesidir. Karbonhidrat türü olarak kana yavaş karışan ve kan şekerini uzun süre yüksek tutan düşük glisemik indeksli besinler ( elma, şeftali, tam tahıllı ürünler…) tercih edilmelidir.

Egzersizden 30-60 dk öncesinde sindirimi çok zor olmayan ve miktarı az bir ara öğün ile de kan şekeri dengelenebilir.

Egzersiz öncesi ( 2- 4 saat önce ) tüketilebilecek besin örnekleri:

Kahvaltı olarak;

• Üzerine bal sürülmüş tam tahıllı ekmek ve kaşar peyniri

• Peynirli tost + elma suyu

• Az yağlı süt ile hazırlanmış kahvaltı gevreği ve meyve

• Peynirli omlet , ekmek,domates( kabuğu soyulmuş)

Ana öğün olarak;

• Tavuk/ton balığı/peynir, domates-salatalık-marul ile hazırlanmış sandviç, meyve suyu/komposto

• Kıymalı/peynirli/ton balıklı makarna

• Izgara tavuk/ biftek, pirinç pilavı, buharda pişirilmiş sebze (gaz yapıcı olanlar –brokoli,brüksel lahanası gibi -hariç), ayran

30–60 dakika önce ara öğün olarak tüketebilecekleriniz:

• Taze mevsim meyveleri ( elma, şeftali,muz…) + probiyotik yoğurt

• Kuru meyveler (kayısı, erik, üzüm…) + fındık,badem

• Sporcu içecekleri

• Taze sıkılmış veya %100 meyve suları , limonata + kepekli grisini

• Az yağlı meyveli yoğurt veya süt

• Pirinç patlağı ve müsli içeren barlar

• Az yağlı kek + süt

Egzersiz sonrasında beslenme

Kaslardaki glikojen depolarının 1.5-2 saatlik bir egzersiz sonrasında boşalması karşısında bu depoların yerine konmasında en etkin yol, egzersiz sonrasında en kısa sürede (ilk 2 saat içinde) yüksek karbonhidratlı yiyeceklerin tüketilmesidir. Bunun yanında protein alımı da kas dokularının yapılanması adına önemlidir. Egzersiz sonrasındaki ilk 30 dakikada kişilerin ağırlık başına 1 g karbonhidrat ve 0.5 g protein içeren yiyecek tüketmesi, ilk 2 saat içerisinde daha yoğun karbonhidrat içeren bir öğün tüketmesi önerilmektedir. Ortalama en az 50 g. karbonhidrat ve 20 g. kadar protein içeren bir öğün toparlanma süreci için yeterlidir.

Egzersizin hemen sonrasında, yeterli karbonhidrat tüketimi toparlanma (rejenerasyon) için çok önemlidir. Egzersiz sonrası tüketilen karbonhidratın zamanı, glikojen sentez oranını etkilemektedir. Egzersizden hemen sonra karbonhidrat tüketimi (1-1.5 g/kg/ ilk 2 saatte ), 2 saat sonra tüketime başlamaya göre daha yüksek glikojen deposuna sahip olmayı sağlamaktadır. Egzersiz sonrası en yüksek glikojen sentezinin; glikojen boşalımına neden olan egzersizden hemen sonra tüketime başlayan, her 15 dakikada 0.4 g karbonhidrat/kg tüketenlerde olduğu saptanmıştır.

Egzersiz sonrası örnek menüler:

• Tavuklu veya Peynirli Sandviç + Ayran

• Izgara köfte /orta boy biftek + Makarna +Yoğurt

• Sütlü kahvaltı gevreği ,ceviz ve muz

• Tavuk haşlama + Az yağlı pirinç pilavı

• Ton balıklı salata + Ekmek

• Zamanınız olmadığında ise yemek zamanına kadar, protein barlar , kefir veya süt yanında bir porsiyon mevsim meyvesinden yararlanabilirsiniz.

Sıvı Alımı

Vücut ağırlığının % 55- 70’ini su oluşturmaktadır. Egzersiz sırasında sıvı dengesini korumak optimal egzersiz performansı için çok önemlidir. Hafif dehidrasyon (vücuttaki sıvı kaybı) bile, performansı olumsuz yönde etkilemektedir.

Sıvı Tüketimi ile İlgili Öneriler

* Sıvı tüketimi için susamayı beklemeyin.

* Egzersizden önceki 24 saat içinde, bol miktarda sıvı tüketilmelidir.

* Egzersizden 2-3 saat önce 400-600 ml sıvı tüketimi kişiye egzersiz öncesi optimal sıvı dengesini sağladığı gibi fazla sıvının idrarla atımı için de gerekli süreyi tanımaktadır.

* Özellikle sıcak ve nemli havalarda sıvı tüketiminizi daha da arttırın.

* Egzersiz başlangıcında ve sonrasında 15-20 dakika aralarla 150-350 ml sıvı tüketilerek, vücuttaki sıvı dengesi korunmaktadır.

* Sporcu içecekleri egzersiz sırasında az miktarda karbonhidrat ve terle kaybedilen mineralleri de sağladığı için bazı sporculara önerilmektedir. Özellikle 1 saat veya daha fazla süren müsabakalarda ve antrenmanlarda sporcu içeceklerinin kullanılması uygundur. Egzersiz sırasında kullanılan sporcu içeceklerinin % 4-8 oranda karbonhidrat içermesi önerilmektedir.

Bir bilgi: Kas Ağısına Karşı Zencefil !

Antrenmanınız ağrı ve sızıyla bitiyorsa ağrı kesici bir ilaç almak yerine, zencefilin doğal gücünden yararlanabilirsiniz. 2010 yılında ‘Journal of Pain’de yayımlanan bir çalışmaya göre, güçlü bir enfeksiyon giderici olan zencefil, egzersiz sonrasındaki ağrıları azaltıyor. Aynı zamanda sertliğe ve şişliğe de iyi geliyor. Taze zencefili, havuç ve elma suyuyla veya sıcak suyla deneyebilirsiniz.

1/3 çay kaşığı toz zencefili veya kıyılmış taze zencefili bir fincan sıcak suya karıştırın. Dilerseniz içine 1 tatlı kaşığı bal ilave edin. Soğumaya bırakıp ılıdıktan sonra tüketin. Toz zencefili ayrıca kek ve kurabiyelerde, limonatada ve bazı yemeklerde de kullanabilirsiniz.

YAŞLANMAYI ÖNLEYİCİ BESLENME

Yaşam tarzımız ve yeme alışkanlıklarımız , genetik mirasımızın izin verdiğinden daha uzun, daha sağlıklı ve kaliteli bir hayat geçirmemize yardımcı olabilir.

Seçtiğimiz besinler, içerdikleri besin ögeleri sayesinde hastalıkları önleyebiliyor , yaşam süremizi ve kalitesini artırabiliyor ve biyolojik saatimizi geriye alıp, genç ve güzel görünmemize destek olabiliyor.

Güzellik her ne kadar tanrı vergisi bir özellik olarak kabul edilse de bunu ortaya çıkarabilmek, iyileştirebilmek aslında sizin elinizde. Sağlıklı, pürüzsüz,ışıl ışıl bir cilde sahip olup,takvim yaşını geride bırakmış görünebilmeyi hangi kadın istemez ki? Bunun için her zaman pahalı kozmetiklere veya tedavi yollarına yatırım yapmak yeterli olmuyor maalesef. Güzellik içten de desteklenmelidir. Cildinize bir krem sürdüğünüzde o an için hissettiğiniz ışıltıyı seçtiğiniz besinlerle daha etkili hale getirebilirsiniz. Doğru bir beslenme tazıyla günden güne, aydan aya ve yıllar geçtikçe kendinizdeki değişimin farkına varabilirsiniz. Bunun için beslenmenizdeki yanlışları düzelterek , doğru stratejileri benimsemelisiniz.

Yaşlanmayı Önleyici Beslenme Stratejileri:

• Enerji alımının sınırlanması :

Yapılan bilimsel çalışmalar kalori kısıtlamasının yaşam süresini uzattığını ve yaşlanmayı geciktirdiğini göstermiştir. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde vücuttaki hücre oksidasyonunu düşüren sirrtuin denilen proteinleri artırarak bu etkiyi gerçekleştirdiği görülmüştür Ancak tabiki yaşam fonksiyonlarının devamı için doğru olan belirli bir oranda kalori kısıtlaması yapılmasıdır. Çok düşük kalorili diyetler beraberinde birçok sağlık problemini getirebilir.

• Glikasyon önleyici beslenme :

Yaşlanma tuzakları arasında olan glikasyon; kandaki şekerin herhangi bir nedenle fazlalaşması sonucu kanımızdaki bazı maddeler veya bedenimizdeki bazı dokuların bu fazla şeker ile bir tür karamelizasyon sürecine girmesi, yapısının bozulup yıpranması anlamına geliyor. Herhangi bir molekül şekerle reaksiyona girerek sakızlaşırsa yapışkan ve yaşlandırıcı bir formata dönüşebiliyor, dolayısıyla o doku ya da organ beklenenden daha hızlı yaşlanıyor .Örneğin fazla şeker ciltte kollajen dokuya yapışıp onu esnemez hale getirebilir, cilt daha hızlı yaşlanır, kırışıklıklar derinleşir . Kan şekerini aniden sıçratan yüksek GI değerine sahip besinler (şekerli besinler, tatlılar, hamur işleri ve pastalar, beyaz ekmek-pirinç-makarna) insülin seviyesini artırarak gilikasyona neden olduğundan bu besinlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.

• Yağ tüketiminin azaltılması /doğru yağ tercihi:

Diyetteki yağ kısıtlaması, yaşlanmayı geciktirmede önemli bir role sahiptir. Beslenme planımızda yağdan gelen enerjinin toplam enerjinin %25-30’ unu geçmemesi gerekiyor .Bu oran kadar seçtiğimiz yağ çeşitleri de önem taşır. Yaşlılığa karşı olumlu etkileri karşılaştırıldığında zeytinyağının yıldızı biraz daha yüksektir. Zeytinyağı içerdiği oleik asit, polifenoller ve E vitamini sayesinde, güçlü antioksidan yapısıyla ve kan yağları üzerindeki iyileştirici etkileri nedeniyle ömrü uzatıyor. Omega 3 yağ asitleri yönünden zengin besinler de ( somon,uskumru, semizotu,keten tohumu,ceviz) yaşlılık ile savaşmada ve cilt yapısını güzelleştirmede oldukça etkilidir.

• Yüksek lifli beslenme :

Yediklerinizin sindirim sisteminizi ne kadar hızlı veya yavaş yaşlandırdığı üzerinde son derece önemli etkileri vardır.Yalnız lifin yanında yeterli su tüketimi önem taşır. Su olmadan lif çoğunlukla betona döner. İkisi birlikte yediklerinizi hacimli ve yumuşak tutarak, bağırsaklara çok fazla basınç yapmadan sindirim sistemindeki geçişlerini kolaylaştırır. Bağırsaktaki kanserojen maddeler liflerle birlikte güvenli bir şekilde atılır. Meyve-sebzeler, tam taneli tahıllar, baklagiller, yulaf, tam tahıllı kahvaltılık gevrekler lif yönünden zengindir.

• Tuz tüketiminin azaltılması :

Tuz ,doğal olarak besinlerin içerisinde bulunur. Yemeklere aşırı tuz ekleme veya salamura gıdaların fazla tüketimi sonucunda hücre için çok önemli olan su hücre dışına çekilir, hücre de sağlık ve elastikiyetini kaybeder. Cilt dokusunun canlı ve sağlıklı kalabilmesi için, aşırı tuz ve tuzlu gıdalardan kaçınılmalıdır. Tuz tüketiminizi günlük 5-6 g ile sınırlandırın. ( ortalama 2-2,5 çay kaşığı-silme )

• Yeterli su tüketimi :

Genç ve sağlıklı bir cilt için SU İÇİN! İyi nemlendirilmiş bir cildin kırışıklıklara karşı direnci artar. Günlük ortalama 8-10 bardak su, cildinizi kuruluktan koruyan, cilt yaşınızı gençleştiren en önemli ilaçtır.

• Kafein tüketiminin sınırlandırılması :

Aşırı kafein alımı, diüretik etkisiyle vücudu susuz bırakarak,ciltte nem kaybına, kırışıklıklara,erken yaşlanmaya neden olur.

Yetişkinler için önerilen maksimum kafein miktarı 300 mg’dır. Yani yaklaşık olarak 3-4 kupa çay-kahvedir.

Antioksidanlardan zengin beslenme:

Antioksidan besinler, yaşlanma ve bununla ilgili kronik sağlık sorunlarıyla savaşırlar. Oksijenin diğer maddelerle birleşmesini önleyerek vücuttaki maddelerin okside olmasını engeller. Antioksidan yönünden zengin beslenme için tabiat aslında renklerle bize yardımcı oluyor. Kırmızı, mor, yeşil, sarı, turuncu, kısacası bol renkli süper yiyecekler, içlerinde çok değerli antioksidan maddeleri barındırıyor.

İşte yaşlanmaya karşı SÜPER ANTİOKSİDAN BESİNLER :

• Elma

• Kımızı/mor üzüm, çilek,kiraz,yaban mersini

• Brokoli,brüksel lahanası,ıspanak

• Somon

• Kuru fasulye,nohut,barbunya,mercimek

• Domates,karpuz,pembe greyfurt

• Limon/limon kabuğu

• Badem,fındık,ceviz

• Soğan/Sarımsak

 

ÇOCUKLAR İÇİN BESLENME

Sağlıklı ve dengeli beslenmenin anne karnından yaşlılığa kadar tüm yaşam süreci boyunca çok önemli olduğunu biliyoruz… Çocukluk döneminde iyi beslenmenin, onların sağlıklı ve zinde bir yaşam sürmelerinde, öğrenme yeteneklerini artırmada ve dolayısıyla okulda başarılı olmalarını sağlama konusunda büyük etkisi vardır.

• Çocukların beslenmesinde çeşitlilik ön planda olmalıdır.

Gün içinde her besin grubundan besinlerin tüketimini sağlamak önemlidir.Bu gruplar; süt ve süt ürünleri grubu,et-yumurta-baklagil grubu,tahıllar, sebze ve meyvelerdir.

• Düzenli bir program izlenilmelidir:

Yemekler düzenli olmadığında çocuklar gün boyunca daha çok abur cubur tüketmeyemeyilli olurlar. Bu şekilde öğünlerde almaları gereken besin grupları ihmal edilmiş olur.

• Sebze tüketimini artırmak için farklı yöntemler deneyin.

Çocukların favori yemeklerine sebzeler ekleyin

Çorbalarını ekstra sebzelerle zenginleştirin

Yemeklere bol çeşitli salatalar eşlik etsin

Alışverişlerinizde çocuğunuzun yeni sebzeler seçmesine izin verin

Çiğ sebzeler sunun

Sebze sularından yararlanın(domates,havuç…)

• İyi bir başlangıç için KAHVALTI ŞART !

Kahvaltıda yenilecek olan besinlerin tam tahıllı olanlarını tercih edin. Bunlar yüksek lif içerdiği gibi besleyicidir ve çocukları uzun süre tok tutma özelliğine sahiptirler.

Süt ve süt ürünlerinden yararlanın.

Kahvaltı gevreklerinde demir, B ve D vitamini açısından zenginleştirilmiş ürünleri , tercih etmeye çalışın.

Ayrıca şekerli olanlarını almak veya içine ekstra şeker koymak yerine taze veya kuru meyveleri deneyin

Kahvaltıya C vitamini içeren besinleri ekleyin.

• Sıvı alımlarına özen gösterin.

Bol bol su içmelerini söyleyin ( Günde 1,5 lt )

Gazlı, şekerli içecekler, çay, kahve, hazır- şekerli meyve suları, gazozlar yerine ayran, süt, taze sıkılmış meyve suyu tercih edilmelidir.

• Yemek zamanı tüm aile bireylerini bir araya getirmeye çalışın.

Yemek zamanı paylaşımların arttığı aile için en önemli öğündür. Çocuklara besleyici besinleri yemelerini söylemekle bunu göstermek çok daha iyi etki yaratmaktadır. Hem de bu onlara sosyal davranış için olumlu bir model oluşturur.

• LEZZET ÜÇGENİ konusunda dikkatli olun!

Hazır ürünlerde bolca kullanılan “yağ, şeker ve tuz” üçlüsünün oluşturduğu besinlerin tüketim sıklığını sınırlandırın.

Evde cips, çikolata,şeker, gofret, bisküvi, gazlı içecekler, hazır meyve suları bulundurmayın.

Bu besinleri sağlıklı alternatifler ile dengelemeyi önerin.

• Kendi besin seçimlerini yapmalarına fırsat verin.

• Dışarıda satılan yiyeceklere karşı uyarın.

• İyi bir model olun

• Okulda doğru seçimlere yönlendirin

Kafeteryada ne tür besinler seçebileceğini önceden konuşun

Okul menülerini daha yakından tanıyın bir sorumlu varsa iletişime geçin

Bir öğle öğününde çocuğunuza eşlik edin

Okulda uygulanan beslenme eğitim faaliyetlerini destekleyin

• Sağlıklı bir beslenme çantası hazırlayın.

• Beslenme çantası özellikleri konusunda iyi seçim yapın

• Besinleri kolay tüketebilecekleri şekilde hazırlayın

• Süt veya ayran için para vermeyi unutmayın!

• Evden taşıdıklarını temiz ve güvenilir bir yerde saklamalarını hatırlatın

Beslenme Çantası için öneriler

• Marul,biber ilaveli, domatesli- peynirli sandviç veya tavuklu sandviç

• Yulaflı kurabiye veya ev yapımı kuru meyveli kek

• Fırınlanmış sebze müjver

• Evde yapılmış,az yağlı peynirli börek

• Tam tahıllı ekmek-örgü/kaşar peyniri dilimleri

• Çiğ sebze dilimleri,bütün meyve, yağlı tohumlar

• Kutu süt,ayran

FAST-FOOD tüketimlerini sınırlandırın.

Sunum şeklini değiştirin.

Bir besinin veya besin grubunun belirli bir süre reddedilmesi, büyümek için temel olan bazı besin öğelerinin eksikliğine neden olabilir. Bu nedenle reddedilen besin zaman zaman farklı şekillerde tekrar sunulmalıdır.

 

OKUL DÖNEMİNDE BESLENME

Tatil sezonu, yeme-içme, eğlence derken eylülün gelişiyle hepimizde farklı bir telaş başlar. Özellikle de çocuklu aileler için bu ay, okula dönüş ile birlikte bir çok konuda hazırlık gerektiren bir zamandır. Tatil boyunca daha özgür bir dönem geçiren çocuklarımız için disipline girme vakti gelmiştir. Yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları açısından da kuralları bozmamak gerekir. Sonbaharın gelişiyle beraber artan enfeksiyonları düşündüğümüzde, okula devamlılığın sağlanması ve genel sağlığın korunması açısından iyi planlanmış, doğru bir beslenme modeli benimsenmelidir. Bu çağdaki çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi, öğrenme yeteneklerini artırmada ve başarı oranlarının yükselmesinde oldukça önem taşır.

İyi bir başlangıç için KAHVALTI ŞART !

Araştırmalar kahvaltı yapan çocukların derslerinde daha iyi konsantre olduklarını , fiziksel ve mental işlevlerinin daha iyi olduğunu gösteriyor. Ayrıca kahvaltı yapan çocuklarda kilo fazlalığı görülme oranı daha azdır. Bu yüzden çocukların mutlaka besleyici bir kahvaltı ile güne başlamaları sağlanmalıdır.

Kahvaltıda tüketilecek olan karbonhidratların tam tahıllı olanlarını tercih edin. Bunlar yüksek lif içerdiği gibi besleyicidir ve çocukları uzun süre tok tutma özelliğine sahiptirler.

Kahvaltı gevreklerinde demir, B ve D vitamini açısından zenginleştirilmiş ürünleri , tercih etmeye çalışın.

Yumurta , süt ve peynir gibi protein zengini besinleri çocukların kahvaltılarında bulundurun.

Kahvaltıya demir emilimini artırıcı C vitamini içeren ( domates ,yeşil biber maydanoz, portakal, greyfurt gibi ) besinleri ekleyin.

Besleyici değeri yüksek pekmez ve bal ile çocukların tatlı isteğine alternatif oluşturun.

Çocukların beslenmesinde çeşitlilik ön planda olmalıdır.

Gün içinde her besin grubundan besinlerin tüketimini sağlamak önemlidir.Bu gruplar; süt ve süt ürünleri grubu,et-yumurta-baklagil grubu,tahıllar, sebze ve meyvelerdir.

Düzenli bir program izlenilmelidir.

Yemekler düzenli olmadığında çocuklar gün boyunca daha çok abur cubur tüketmeye meyilli olurlar. Bu şekilde öğünlerde almaları gereken besin grupları ihmal edilmiş olur

Sıvı alımlarına özen gösterin.

Bol bol su içmelerini söyleyin ( Günde 1,5 lt )

Gazlı, şekerli içecekler, çay, kahve, hazır- şekerli meyve suları, gazozlar yerine ayran, süt, taze sıkılmış meyve suyu tercih edilmelidir.

Sebze tüketimini artırmak için farklı yöntemler deneyin.

Çocukların favori yemeklerine sebzeler ekleyin

Çorba,makarna ve pilavlarını ı ekstra sebzelerle zenginleştirin

Yemeklere bol çeşitli salatalar eşlik etsin.

Çiğ sebzeler sunun.

Sebze sularından yararlanın(domates,havuç…).

Yemek zamanı tüm aile bireylerini bir araya getirmeye çalışın.

Yemek zamanı paylaşımların arttığı aile için en önemli öğündür. Çocuklara besleyici besinleri yemelerini söylemekle bunu göstermek çok daha iyi etki yaratmaktadır. Hem de bu onlara sosyal davranış için olumlu bir model oluşturur.

LEZZET ÜÇGENİ konusunda dikkatli olun !

Hazır ürünlerde bolca kullanılan “yağ, şeker ve tuz” üçlüsünün oluşturduğu besinlerin tüketim sıklığını sınırlandırın.

Evde cips, çikolata,şeker, gofret, bisküvi, gazlı içecekler, hazır meyve suları bulundurmayın.

Bu besinleri sağlıklı alternatifler ile dengelemeyi önerin.

Okulda doğru seçimlere yönlendirin

Okul yemekhanesinden yararlandırın.

Kafeteryada ne tür besinler seçebileceğini önceden konuşun

Okul menülerini daha yakından tanıyın bir sorumlu varsa iletişime geçin

Bir öğle öğününde çocuğunuza eşlik edin

Okulda uygulanan beslenme eğitim faaliyetlerini destekleyin

Sağlıklı bir beslenme çantası hazırlayın.

• Beslenme çantası özellikleri konusunda iyi seçim yapın

• Besinleri kolay tüketebilecekleri şekilde hazırlayın

• Süt veya ayran için para vermeyi unutmayın!

• Evden taşıdıklarını temiz ve güvenilir bir yerde saklamalarını hatırlatın

Beslenme Çantası için öneriler

• Marul,biber ilaveli, domatesli- peynirli sandviç veya tavuklu sandviç

• Yulaflı kurabiye veya ev yapımı kuru meyveli kek

• Fırınlanmış sebze müjver

• Evde yapılmış,az yağlı peynirli börek

• Tam tahıllı ekmek-örgü/kaşar peyniri dilimleri

• Çiğ sebze dilimleri,bütün meyve, yağlı tohumlar

• Kutu süt,ayran

FAST-FOOD tüketimlerini sınırlandırın.

Çocukların vazgeçilmezi fast food besinlerin seçimi , tüketim sıklığı ve porsiyonu konusunda verdiğiniz karara sadık kalın. Mümkün olduğunca çocukları sağlıklı alternatiflere yönlendirin.

İyi bir model olun.

Çocuklar her zaman çok iyi birer gözlemcidirler. Bu açıdan benimsetmek istediğiniz şeyleri davranışlarınızla da desteklemelisiniz.

 

Adres 1 Harita 

Diyetisyen Nevra Demirel

Diyetisyen Nevra Demirel ve Nevra Demirel adres ve telefon bilgileri yukarıdaki gibidir. Eğer yukarıda yer alan Diyetisyen Nevra Demirel ve Nevra Demirel  iletişim bilgilerinde bir hata olduğunu düşünüyorsanız lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Kapalı