Ankara Tüp Bebek Merkezleri

Doç Dr Emre Pabuçcu – Ankara Tüp Bebek Uzmanı

Doç Dr Emre Pabuçcu / Ankara Tüp Bebek Uzmanı

Doç Dr Emre Pabuçcu Adres: Kızılırmak Mah.  Mevlana Bulvarı (Konya Yolu) No:86-88,  06510 Balgat/ANKARA, Türkiye

Doç Dr Emre Pabuçcu Telefon: +90 533 2059223 Numarayı Tıklayarak Arama Yapabilirsiniz

Doç Dr Emre Pabuçcu E-Posta Adresi : info@emrepabuccu.com

 

Tüp Bebekte Başarı

Tüp bebek işlemi, birçok faktörün bir araya gelerek tüp bebek başarısı nı ortaya koyduğu bir süreçtir ve bir takım oyunudur. Başarıya ulaşmak için özellikle kadın, erkek, embriyo ve laboratuar faktörlerinin çok iyi irdelenmesi gereklidir. Kadın faktöründe; yaş, yumurtalık rezervi, genetik normallik hali, rahim içinin durumu gibi faktörler öne çıkar. Erkek için ise, sperm sayısı ve hareketi ile genetik olarak normallik hali öne çıkmaktadır. Bu sayılan durumlarda, elde edilen sağlıklı embriyo, iyi donanımlı bir laboratuarda ve tecrübeli bir embriyoloji ekibi ile gebeliği beraberinde getirecektir. AMH ( anti mullerian hormon ) ve ultrason ile ortaya konmuş iyi bir yumurtalık rezervi, 40 yaş altı olgular, genetik olarak normal kadınlar, rahim problemi olmayan ve eşlik eden dahili başka bir hastalığı olmayan kadınlarda başarı yüksek izlenmektedir. Ayrıca günümüzde ek teknikler kullanılarak embriyo kalitesi arttırılarak gebelik şansı arttırılabilmektedir.

Tabi ki, başarılı bir embriyo transferi de tüp bebek başarı açısından çok önemlidir

Tüp bebek laboratuarı da, başarıya etki etmektedir. Denetimi tam yapılan, iyi kalitede embriyo geliştirme medyumları kullanılan, temizlik ve hijyen sorunu olmayan, filtre sistemi iyi çalışan ve deneyimli bir ekibi olan merkezlerde tüp bebekte başarı gözlenir. Ankara’da yıllardır bu ilkeler ile faaliyet gösteren Centrum Tüp bebek Merkezi ‘nde, her zaman yüksek tüp bebek başarısı hedeflenmektedir.

ÖZETLE :

  • kadın yaşı
  • yumurtalık rezervi
  • eşlik eden hastalık
  • genetik problemler
  • sperm sayı ve kalitesi
  • kullanılan tedavi protokolleri ve cinsi
  • embriyoloji laboratuar koşulları ve ekibi
  • genetik uygulamalar
  • modern gereç ve yöntemler
  • tüp bebek merkezindeki doktor ekibinin tüp bebek alanındaki tecrübesi
  • sağlıklı kayıt sistemleri

başarıya etki eden faktörler olarak öne çıkmaktadır.

Tüp bebek başarısı nı arttırmak için devamlı yeni teknikler geliştirilmektedir. Hastalarımızın merak ettiği çip bebek olarak ta adlandırılan mikro çip yöntemi de bu yeni tekniklerden biridir. Teknoloji ilerledikçe gelen yeni teknikler tüp bebek prosedürlerinde tecrübeli profesyonellerce kullanılmalıdır.

Açıklanamayan Kısırlık ve İnfertilite Nedir

Açıklanamayan kısırlık, yapılan bütün başlangıç testleri normal olmasına rağmen 35 yaşından genç kadınlarda 1 yıl, 35 yaş üstü kadınlarda ise 6 ay geçmesine rağmen çiftin çocuk sahibi olamamasıdır. Kısırlık değerlendirmesi esnasında yapılan temel testler olan bazal hormon değerlendirmesi normal, ultrasonografik değerlendirmede yumurtalıklar normal, HSG (rahim filmi)’de tüpler açık ve erkeğin sperm tahlilleri normal sınırlardadır. Bütün tetkikler normal olmasına rağmen %30 kadar çift açıklanamayan kısırlık tanısı almaktadır.

NEDENLERİ,

Her ne kadar standart infertilite tetkikleri ile açıklanamasa da erkeğin spermlerinin hareketlilik ve sayısının normalin alt sınırına yakın olması veya sayısı yeterli olsa bile spermin yumurtaya bağlanmasını önleyen yapısal defektler, kadının yaşına bağlı yumurtalarda oluşan bozukluklar, yumurta kalitesinde bozulma, yumurta ve spermin döllenmesi sırasında aralarında  oluşan problemler veya oluşan embriyonun uterusa implantasyonundaki (rahime tutunması) bozuklukların infertiliteye neden olabilecekleri düşünülmektedir. Açıklanamayan kısırlık durumlarında, elimizde birkaç tedavi seçeneği bulunmaktadır. Tedavisiz bekleme, aşılama, tüp bebek ve laparoskopik cerrahi bunların arasında sayılmaktadır. Kişiye hangisinin daha fazla fayda sağlayacağı, yapılan muayeneden sonra netlik kazanır. Ancak, yumurtalık kapasitesi, evlilik süresi ve kadın yaşı en belirleyici parametrelerdir.

AÇIKLANMAYAN KISIRLIK TEDAVİSİ İÇİN EN ÖNEMLİ KRİTERLER:

  • Kadın yaşı, evlilik süresi, yumurta rezervi, tüplerin durumu ve semen analizi. Bu sonuçlara göre, özellikle 38 yaş altında ilk etapta hapla veya iğne ile 3 kez aşılama (eğer tüpler açıksa) eğer sonuç alınamazsa tüp bebek tedavisine geçilmelidir.
  • Eğer kadın yaşı 38 yaş ve üzeriyse, spermde sorun varsa, tüplerden biri tıkalı ise, tüp bebek tedavisi daha uygundur.

TEDAVİSİZ BEKLEME

Doğal yollarla tedavisiz gebe kalma şansları yapılan çalışmalarda her ay için yaklaşık % 1,3- 4, yıllıksa %20-28 arasında bulunmuştur. Bu rakamlar normal çiftlerin gebe kalma şanslarında oldukça düşüktür. Doğal yollarla gebe kalma şansları zaman geçtikçe azalmaktadır. 3 yıldan daha uzun süreli infertilitesi olan çiftlerde gebelik şansı her ay %1-2 azalmaktadır. Bu risk özellikle 30 yaş üzeri kadınlarda yıllık gebe kalma oranlarında %10’luk bir azalma demektir. Tedavisiz bekleme, özellikle yaşı genç olan, adetleri ağrılı olmayan, yaşı 35’in altında olan çiftlere önerilmelidir. Aksi takdirde, tüp bebek tedavisi için geç kalma riski ortaya çıkacaktır.

YUMURTA GELİŞTİRİCİ TEDAVİLER, AŞILAMA VE TÜP BEBEK TEDAVİLERİ

Ovulasyon indüksiyonu (dışarıdan verilen hap veya iğnelerle yumurta gelişiminin uyarılması) ve aşılama gebelik şansını artımaktadır. Aşılamada amaç rahim içerisine verilen fazla sayıda hareketli ve normal yapıdaki spermler ile yumurtaların karşılaşmasını sağlamaktır. Yumurta büyütücü etkisi olan Klomifen sitrat ve aşılama, gebelik şansını %8’lere (yaklaşık 2 kat artırır) çıkarmaktadır. Ovulasyon indüksiyonu cilt altı ya da kas içine iğneyle yapılan gonadotropin denen hormon ilaçları ile de yapılabilmektedir. Gonadotropin ve aşılama ile başarı şansı %18’lere çıkmaktadır.

TEDAVİLER

Tedavide en son ve fakat en etkili seçenek ise tüp bebek tedavisidir. Açıklanamayan kısırlık tedavisinde en etkili yöntem şu anda tüp bebek yöntemidir. Bekleme tedavisi ile kıyaslandığında canlı doğum oranını 22 kat artırdığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Başarı oranları %28 ile %40 arasında bildirilmektedir. 35 yaşından genç kadınlarda canlı doğum oranı %40.4, 35-37 yaş arası kadınlarda ise %38,9’dur (2006 Amerika Birleşik Devletleri verileri). Tüp bebek tedavisi aynı zamanda en kısa sürede sonuç alınabilecek tedavi seçeneği olup özellikle ileri yaştaki kadınlarda over rezervinin hızla azaldığı düşünüldüğünde en akıllıca yaklaşımdır. Özellikle mikroinjeksiyon dediğimiz ICSI (intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu) yöntemi ile erkeğe bağlı faktörlerin de aşılıyor olması tüp bebek için bir avantajdır.

SONUÇ OLARAK

Açıklanamayan infertilite şikayeti olan çiftlerde ilk tedavi seçeneği 3 siklusa kadar yumurtlama tedavisi veya aşılama yapılması, gebelik elde edilemediği taktirde başarı şansı en yüksek tedavi modalitesi olan tüp bebek tedavisine geçilmesidir. Kadın yaşının ileri olduğu durumlarda ise (35 yaş üstü) over rezervinin hızla azaldığı, oosit kalitesinin düştüğü göz önünde bulundurularak tüp bebek tedavisine daha hızla geçilebilir.

AÇIKLANAMAYAN KISIRLIK İNFERTİLİTEDE LAPAROSKOPİNİN YERİ NEDİR?

Şu an eldeki veriler açıklanamayan infertilite nedeni ile başvuran her hastaya nedenin belirlenmesine yönelik tanısal laparoskopi işlemini önermemektedir. Bu işlem, pratik ve ağrısız bir işlem olarak ön planda değerlendirilmektedir. Laparoskopi sırasında karşılaşılabilecek patolojilerden biri olan hafif şiddette endometriozis olgularında da tedavi konusunda henüz bir fikir birliği oluşmuş değildir. Bazı  çalışmalarda endometriotik odakların çıkarılması ile gebelik oranlarında artış saptamış olsalar da, bazılarında ise sonuçlara herhangi bir etkisi olmadığını savunmuşlardır.  Her ne kadar sonuçlar tartışmalı olsa da, herhangi bir nedenle laparoskopiye alınıp hafif ve orta şiddette endometriozis saptanan olgularda odakların çıkarılması önerilmektedir. Özetle; açıklanamayan kısırlıkta, özellikle ağrılı adet var ise ve kadın yaşı genç ise, laparoskopi planlanabilir.

TÜP BEBEKTE GENETİK UYGULAMALAR

Modern tüp bebekte genetik uygulamaları, son zamanlarda oldukça popüler olmuştur ve gebelik oranlarına katkıda bulunmuştur. Biyoteknolojinin gelişmesi sonucunda, tüp bebek başarısını artırmak için PGT ( pre-implantasyon genetik tanı / tarama ) uygulamaları kullanıma girmiştir. PGT işlemi, 3 şekilde yapılmaktadır:

1- Yumurta biopsisi ile

2- Erken embriyo dönemindeki embriyo’dan

3- Geç dönem embriyo’dan ( Blastokist ) trofoektoderm biopsisi

PGT NEDİR ,  NASIL YAPILIR?

PGT : Preimplantasyon ( implantasyon öncesi ) genetik tanı, preimplantasyon genetik tarama olarak ikiye ayrılır. Preimplantasyon genetik tanı, anne yada babadan biri veya ikisinde de kromozomal bir hastalık ortaya konmuş ise yapılan uygulamaya denir. Preimplantasyon genetik tarama ise sağlıklı anne ve baba olmasına rağmen, genetik hastalık taşımayan embriyonun seçimi için yapılan bir uygulamadır. Bu uygulamalar için ileri kadın yaşı en sık endikasyondur.

Tüp bebek sürecinde elde edilen embriyo, 3.güne geldiğinde içinde toplam 8 adet blastomer denilen hücre içermektedir. Bu embriyoya klivaj dönemi embriyo adı verilmektedir. Klivaj  dönemi embriyodan alınan blastomer, genetik incelemeye gönderilir ve sonuca göre transfer işlemi yapılır veya iptal edilir. Blastokist dönemi embriyo’da ise ileri ki dönemde bebeğin eşinin gelişeceği trofoektoderm tabakası bulunur. Bu tabakadan, özel bir iğne yardımı ile biyopsi alınır ve genetik incelemeye gönderilir. Bu sayılan işlemler, her bir embriyo için ayrı ayrı yapılmaktadır. Böylece sağlıklı embriyo elde edilerek tüp bebekte başarı arttırılır.

 

PGD ile tanı konulabilen hastalıklar nelerdir?

  • Tek gen hastalıkları
  • Kistik Fibrozis,
  • Alfa 1 antitripsin eksikliği,
  • Musküler distrofi
  • Kromozomal Düzensizlikleri
  • Trizomiler ( 47 kromozomdan oluşan genetik yapısı olan embriyolar ), Triploidi ( Normal insanda 46, trpiliodide 69 kromozom mevcuttur ) vb.

PGT kimlere önerilmektedir?

Bu işlem: bebeklerinde genetik problem olma riski yüksek olan çiftlere önerilen bir tekniktir. Bu teknik sayesinde embriyolar, rahime yerleştirilmeden önce genetik olarak taranmış olur. Bu sayede eskiden olduğu gibi gebelik devam ederken genetik analiz yapılmasını beklemeye gerek kalmamaktadır.

PGT kimlere önerilmektedir?

Bu işlem: bebeklerinde genetik problem olma riski yüksek olan çiftlere önerilen bir tekniktir. Bu teknik sayesinde embryolar, rahime yerleştirilmeden önce genetik olarak taranmış olur. Bu sayede eskiden olduğu gibi gebelik devam ederken genetik analiz yapılmasını beklemeye gerek kalmamaktadır.

  • İleri yaş kadın (yaş ilerledikçe embryoda genetik problemlerin ortaya çıkma olasılığı ve buna bağlı düşük riski artar)
  • Ebeveynlerde fenotipik sorun yaratmayan dengeli kromozomal translokasyonlar (Embriyoda hastalık olarak ortaya çıkabilir)
  • Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları
  • Tekrarlayan gebelik kayıpları
  • Açıklanamayan İnfertilite
  • Ciddi erkek infertilitesi
  • Y kromozomunda bozukluk (delesyon)
  • Anormal yapıda embriyo elde edilen çiftler

TÜP BEBEKTE GENETİK İŞLEMLER NEREDE YAPILMALIDIR?

Embriyo biyopsi prosedürleri uzmanlık gerektiren işlemlerdir. Bu sebeple tecrübeli merkezlerde ve laboratuarlarda uygulanması embriyo sağlığı açısından çok önemlidir.

 

Doç Dr Emre Pabuçcu

Doç Dr Emre Pabuçcu ve Ankara Tüp Bebek Uzmanı adres ve telefon bilgileri yukarıdaki gibidir. Eğer yukarıda yer alan Doç Dr Emre Pabuçcu ve Ankara Tüp Bebek Uzmanı bilgilerinde bir hata olduğunu düşünüyorsanız lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Garantili SEO Hizmeti
Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Kapalı