Genel

Herkesin korkulu rüyası “dolarizasyon”

Garantili SEO Hizmeti

Türkiye’nin döviz rezervleri azalırken, piyasalar “dolarizasyondan” korkuyor.

Türkiye’nin döviz rezervleri geçen son yılda TL’nin değerini koruma girişimleri nedeniyle ciddi şekilde azalırken, yereller birikimlerini dolara kaydırmaya çalışıyor ve şirketler yurt dışındaki borçlarını yeniden finanse etmekte zorlanıyor.

Merkez Bankası’nın döviz rezervlerindeki düşüş Türkiye’nin ödemeler dengesi, dış borçlarını çevirebilmesi ve gerekirse acil durum rezervlerini nasıl ve kimden temin edeceği konusunda rahatsız edici sorular gündeme getirdi.

Bu esnada lokallerin dövize yönelik tükenmez talebi yetkililerin TL’yi ve ülkenin finansmanını yönetme kabiliyetine yönelik kritik bir güven ölçüsü haline geldi.

TCMB verilerine göre, TCMB’nin brüt döviz rezervi 15 Mart itibarıyla bir önceki haftaya göre 3.18 milyar dolar azalışla 73.78 milyar dolara geriledi.

Ayrıca yaklaşık altı aydır döviz birikimlerini kesintisiz artırmaya devam eden bireylerin yabancı para cinsinden mevduat ve fonları 15 Mart haftasında 1.64 milyar dolar artışla 105.7 milyar dolar ile tarihi zirveye yükseldi.

“Rezervlerinin Türkiye kadar düşük olduğu çok az ülke var”

Londra’daki GAM’de yatırım direktörü Paul McNamara, “Döviz rezervlerinin Türkiye kadar düşük olduğu çok az ülke var. Rezervlerin bu seviyeye düşmesiyle, gerçekten de hataya hiçbir müsamaha yok ve güven eksikliği var, bunun ele alınması gerekiyor” diye konuştu.

Bu veriler TL’nin sert şekilde değer kaybetmesine yol açtı. TL’nin değer kaybetmesi üzerine ise BDDK, bankaların müşterilerini “yanıltıcı ve manipülatif” şekilde döviz alımına yönlendirmeleri konusunda soruşturma başlattı. Türk bankaları ülke dışına TL likidite sağlamaktan kaçındı ve yabancı yatırımcılar için Türkiye’de yatırım maliyeti dayanılmaz seviyelere yükseldi.

Ancak veriler sadece rezervlerdeki düşüşü değil, para politikasının yönünü hakkında sert ifadeler kullanan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başında bulunduğu ülkede merkez bankasının ne rol oynayabildiğini de gösteriyor.

Frankfurt’taki Commerzbank’taki döviz ve gelişmekte olan piyasa araştırmaları başkanı Ulrich Leuchtman, “TCMB’nin ekonominin bir bölümünü piyasa aracılığıyla değil döviz rezervleri ile desteklediğinin bir işareti” ifadelerini kullandı.

Leuchtman ayrıca, “Bu, döviz kurunun bir sorun olduğunu ve aynı zamanda TCMB’nin ekonomi politikalarına müdahale ettiğini gösteriyor, ki bunu gerçekten yapmaması gerekiyor” dedi.

Para akışının durması halinde ithalat dört ay sürdürülebilir

Farklı ölçütlerle bakıldığında Türkiye’nin rezervleri farklı baskı altında kaldığı görülüyor.

Kriz halindeki ülkelerin bilançolarını düzeltmesi nedeniyle döviz krizlerinde engin tecrübesi olan Uluslararası Para Fonu (IMF), bir ülkenin şoklara karşı koymak için kullanabileceği kaynaklara yönelik çeşitli göstergeler geliştirdi.

IMF’ye göre, kısa vadeli borç rezervlerini Türkiye için 2018’in sonunda yüzde 50’nin üzerinde kalırken, IMF’nin temel kuralı yüzde 100’lük oranın yeterli olduğu.

IMF’ye göre, Türkiye’de bütün para akışlarının durması halinde ithalatın sürdürülebileceği ay sayısını gösteren ithalatı karşılama oranı dört ay civarında kalırken, Güney Afrika’da bu oran altı ay, Rusya’da ise 18 aydan uzun.

Analistler, yeni açıklanacak döviz rezerv verilerinin bir miktar toparlanma göstereceğini, ancak bunun doğru unsurlardan kaynaklanmayacağını belirtiyorlar. Pazar günü yapılacak yerel seçimler öncesinde TCMB, TL’yi destekleme çabaları kapsamında bir hafta vadeli repo fonlamasını durdurdu. Bu adımın rezervleri 2.5 milyar dolar artırması bekleniyor.

TCMB Başkanı Murat Çetinkaya, net döviz rezervinin geçen bir haftada 2.4 milyar dolar arttığını bugün açıkladı.

Yerlinin TL’den kaçması, yabancının çıkmasından tehlikeli

Öte yandan, lokallerin daha fazla dolar, altın ve diğer güvenli liman varlığı elinde tutması piyasadaki oynaklığı artırdı.

Geçmiş gelişmekte olan ülke krizlerine bakıldığında, yabancı yatırımcıların ülkeden çıkmasından ziyade merkez bankası rezervlerinin azalması ve lokal birey ile şirketlerin yerel para biriminden kaçmasının krizlerin gerçekleşmesinde önemli rol oynadığını gösteriyor.

BlueBay Asset Management’da kıdemli gelişmekte olan piyasa stratejisti Tim Ash, “Endişe yaratan şey dolarizasyon. Dolarizasyon eğiliminde olan yabancılar değil, aksine hepsi lokallerle ilgili. Yaptıkları şeyler yabancıları dışarıda bırakıyor, ancak sorunu lokallerle çözemeyiz” dedi.

Türkiye’de 2000’den önce onlarca yıl yüksek enflasyonla boğuştu. 2017’nin başından bu yana tekrar iki haneli rakamlara yükselen enflasyon Şubat’ta yüzde 20’nin altında kaldı. Ayrıca TL’nin geçen yıl Ağustos ayında yüzde 25 değer kaybetmesi Türkiye’yi ciddi bir resesyona itti.

Lokallerin dövize olan talepleri, pek azalma işareti göstermiyor. İstanbul’da bir döviz bürosu yöneticisi Mustafa Alkan, son üç haftada talebin yüksek olduğunu belirtti. Alkan, “İnsanlar panikliyor, dolar yükseldiğinde panikliyorlar ve satın alıyorlar” diyerek bazı müşterilerinin dolar almak için onbinlerce lira ile geldiklerini ekledi.

Birçok Türk, geçen Ağustos’ta dolar/TL’nin 7.24’e yükselmesiyle son derece endişelendi. Dolar/TL haberin yayına alındığı esnada 5.60 seviyesinden işlem görüyordu. Alkan, “Doların (geçen yaz) gördüğü seviyelere geri döneceğine dair bir görüş var… TL değer arz etmediği sürece insanlar dolara akın edecek” görüşünü dile getirdi.

Dolarizasyon Nedir
Garantili SEO Hizmeti
Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Kürtaj Kızlık Zarı Dikimi Yük Taksi Mistik Ürünler
Kapalı