Ankara Diyetisyen

Zeofit Diyetisyen Zeynep Subaşı

Garantili SEO Hizmeti

Zeofit Diyetisyen Zeynep Subaşı

Zeofit Diyetisyen Zeynep Subaşı Adres: Yıldızevler Mah.  Turan Güneş Bulvarı, Arslanca İş Merkezi, Kat:5, No:14/13, 06550 Yıldız – Çankaya/ANKARA, Türkiye

Zeofit Diyetisyen Zeynep Subaşı Telefon: +90 312 4383880 Numarayı Tıklayarak Arama Yapabilirsiniz

Zeofit Diyetisyen Zeynep Subaşı E-Posta Adresi: bilgi@zeynepsubasi.com

Sık Yapılan 10 Diyet Hatası

Yazın gelmesi ile bikinilerin içinde formda ve sağlıklı görünmek hangi kadının hayali değil ki. Bu uğurda uyguladığınız birçok popüler diyet listesi olabilir. Zayıflamaya çalışırken her gün yeni bir diyet listesi ile karşılaşabilirsiniz.
Ünlülerin diyetleri, bikini diyeti, karpuz diyeti , İsveç diyeti bu popüler diyetlere sadece birkaç örnek. Ancak uyguladığınız yöntemlerin ne kadarı doğru? Zayıflarken aynı zamanda sağlığınızdan da olmak istemiyorsanız yazımızı dikkatlice okuyun. Çünkü bu yazı diyet yaparken yaptığınız yanlışları görmenizi sağlayacak, doğru bildiğiniz yanlışları açığa çıkaracak.

ZAYIFLAMA İLAÇLARINI KONTROLSÜZ KULLANMAK

Hiçbir ilaç doktor kontrolü ve bilgisi olmadan kullanılamayacağı gibi zayıflama ilaçları da kullanılmamalıdır. Yanlış ve bilinçsiz şekilde kullanılan zayıflama ilaçları beyinde hasar, tiroid sorunları, tansiyon ve kalp damar hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle reçetesiz ve doktor kontrolü olmadan asla zayıflama ilaçları kullanmayın.

ÖĞÜN ATLAYARAK VE UZUN SÜRE AÇ KALARAK KİLO VERMEYE ÇALIŞMAK

Danışanlarım tarafından en sık duyduğum diyet hatalarından birisi öğün atlamaktır. Bir grup kahvaltıyı atlarken diğer bir grup ise öğle yemeğini atlayıp aldıkları kaloriyi azaltarak zayıflayacaklarını düşünüyorlar. Ancak bir sonraki öğünde sofraya düşük bir kan şekeri ile oturdukları için daha fazla yemek yiyeceklerini görmezler. Bu nedenle özellikle ana öğünleri yapmadan asla zayıflanamaz. Diyetinizi mutlaka 3 ana öğün olan kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri ile 2-2.5 saat arayla yapacağınız küçük ara öğünler şeklinde planlayın. Ara öğünlerde kuru veya yaş meyveler, süt, kefir, ceviz, badem, fındık gibi doyurucu ve sağlıklı seçenekleri tercih edin.

TEK TİP BESLENME DİYETLERİ UYGULAMAK

Lahana diyeti, salata diyeti, elma diyeti, protein diyeti gibi tek bir besine mucizevi görevler yükleyerek yapılan diyetler ancak su ve kas kaybettirir. Beslenme tüm besin gruplarının dengeli ve yeterli bir şekilde beslenmenizde ayarlanması anlamına gelmektedir. Sağlıksız olan bu diyetler nedeniyle kas kaybı yaşayıp daha sonra kilolarınızı vermekte oldukça güçlük çekersiniz çünkü vücudunuzda en çok enerji harcayan doku kas dokusudur.

“HEP AZ YİYORUM ANCAK KİLO ALIYORUM” DİYE KENDİNİZİ KANDIRMAK

Beslenme konusunda kendi kendinizi değerlendirmeyi bırakın. Bu iş diyetisyenlerin görevidir ve bizler ne kadar besin alımınız olduğunu anlamak için beslenme tüketim kayıtlarını alırız. Az yemek tamamen kişiden kişiye göre değişen bir tabirdir. Bu nedenle bunun değerlendirmesi için bir diyetisyene danışmanızda fayda var. Az yemek yemenin az kalori almak ile eşdeğer olmadığını bilin.

SU YERİNE KAHVE VE ÇAY İÇMEK

Vücudunuzun önemli bir bölümünü kaplayan su maalesef fazla kahve ve siyah çay tüketimiyle azalabilir. Fazla kafeinli içecekler idrar söktürücü özellikleri nedeniyle vücudunuzdan su eksilmesine neden olabilir. Diyetinizde suyun yerine bu içecekleri koymayın.

YAZILI VE GÖRSEL MEDYADAKİ ÜNLÜLERİN DİYETLERİNİ YAPMAK

Ünlü kişiler, mankenler, şarkıcıların diyetleri bırakın kendilerine kalsın çünkü herkesin diyeti kendine özel olmalı. Siz bir manken değilsiniz ve onun kadar da ince bir vücuda sahip olmak için uğraşmamalısınız. Diyetiniz gerçekçi olmalı ve her zaman sizin ihtiyaçlarınızı karşılamalı. Bedeninizi önemseyin ve ona kendi ihtiyaçlarını verin başkalarınınkini değil.

DÜŞÜK KALORİLİ ÜRÜNLERİ DİYETİNİZDE SINIRSIZ KULLANMAK

Diyet ürünler düşük kalorili ve düşük yağ içeriklerine sahiptirler ancak kalorisiz değildirler. Bu nedenle bunları sınırsız tüketmekten vazgeçin. Besin etiketlerini okuyun ve standart ürünlerle diyet ürünleri besin etiketlerinden karşılaştırın.

SIK SIK TARTILMAK

En çok yapılan diyet hatalarından biri de sık tartılmak. Kilonuz gün içinde sabah öğle akşam sürekli değişme eğilimindedir. Hatta çok spor yaptığınız günler, kadınlar için menstürasyon günleri, uykunuzu alamadığınız günler kendinizi farkı kilolarda bulabilirsiniz. Bunun nedeni gün içinde birçok şeyden etkilenen sıvı ağırlığımızdır. En doğru tartı haftada bir kez ve sabah aç karnına yapılandır. Ayrıca hep aynı tartıda tartılmayı da unutmayın.

GERÇEKÇİ OLMAYAN HEDEFLERLE PSİKOLOJİK OLARAK YORULMAK

Kilo vermek her ne kadar sadece fiziksel bir eylem gibi görünse de psikolojik durumunuzda çok önemlidir. Bu nedenle diyete başladığınızda kendinize gerçekçi hedefler koyun 1 ayda 10 kilo vereceğim ya da her gün 2 saat spor yapacağım hedefleri gerçekçi olmaktan uzaktır. Yapamayacağınız şeyleri hedeflemek hiçbir şey kazandırmaz aksine diyetten kısa sürede soğuyup bırakmanıza neden olur.

EKMEK YENİLMEZSE ZAYIFLANACAĞINI DÜŞÜNMEK

Ekmek diyetinizde en temel besin öğesi olan karbonhidratların temsilcisidir. Günlük almanız gereken kalorinin neredeyse yarısından daha fazlası karbonhidratlardan oluşmalıdır. Ekmek yememek diğer karbonhidratlara yani hamur işlerine, pilava ve makarnaya daha çok yüklenmeniz anlamına gelir ve bu durum size kilo verdirmez aksine fazla tüketimde kilo da alabilirsiniz. Ayrıca ekmeğin içinde yağ yoktur ve sizi gün içinde tok tutma özelliğine sahiptir. Tabiî ki burada bahsettiğimiz ekmek beyaz ekmek değil esmer tahıllı ekmeklerdir.

Gebelikte beslenme, anne adaylarının üzerinde durmaları gereken önemli bir konudur. Bu dönemde bebeğinizin sağlıklı gelişimi ve sizin sağlığınız için artık daha da özenli davranmanız gereklidir.yeterli ve dengeli beslenerek, fiziksel aktivitenizi uygun düzeyde tutarak hem bebeğinizin gelişimine katkıda bulunur hemde gebeliğin getirdiği değişikliklere uyum sağlamış olursunuz.

İLK 3 AY

Gebeliğe kilolu başladıysanız ilk üç ayda kalori alımınızı artırmanıza gerek yoktur. Ancak ağırlık kaybına neden olabilecek diyetlerden sakınılması gereklidir. Uygun ağırlık kazanımı bebeğinizin doğum ağırlığını etkileyeceği için bu konuda hassas davranmalısınız.

İKİNCİ 3 AY

Bu dönemde artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek için hamile kadınlar günlük enerji alımlarını artırmalıdırlar.bebeğin hızla büyümeye başladığı bu dönemde vücuduzun gereksinimleride artmıştır. Vücuduz enerji ve vitamin gereksinimlerini emzirme döneminde kullanmak üzere depolayacaktır. Bu nedenle bu dönemde beslenmeniz emzirme dönemini rahat geçirmeniz için çok önemlidir.

ÜÇÜNCÜ 3 AY

Kilo alımınız artmaya devam eder. Çünkü bu dönem bebeğinizin en hızla büyüdüğü dönemdir. Ayaklarda ve ellerde şişme, sık idrara çıkma, kabızlık gibi problemlerle karşılaşılması çok normaldir. Bu şikayetleri en aza indirmekte yine beslenmeyle mümkündür.

GEBELİKTE AĞIRLIK KAZANIMI NASIL OLMALIDIR?

Gebelik süresince uygun ağırlık kazanımı önemlidir çünkü bebeğinizin doğum ağırlığı sizin gebeliğiniz boyunca ağırlık kazanımınıza bağlıdır. Gebelik süresince yetersiz ağırlık kazanımı (6 kg’ın altında) düşük doğum ağırlıklı bebek dünyaya getirme şansını artırmaktadır. Normal ağırlık kazanımı olan kadınlar, çok veya az ağırlık kazanımı olan kadınlardan genellikle daha az probleme sahiptir. Gebe kadının vücudundaki değişikliklere uyum sağlaması için ağırlık kazanımı önemlidir. Bebeğin ağırlığının yanı sıra, artan kan hacmi, büyüyen göğüsler, plasenta ve amniyotik sıvı annenin ağırlık artışına katkıda bulunmaktadır. Sağlıklı yetişkin kadınlar için gebelik süresince normal ağırlık kazanımı 10-14 kg ( ayda 1-1.5 kg) arasındadır.

GEBELİKTE YETERLİ VE DENGELİ BESLENME

ENERJİ: İlk 3 aydan sonra, sağlıklı bir bebeğin gelişimi için günlük 300 kalori civarında fazladan enerji alınmalıdır. Gebelik öncesi ağırlığınızı sürdürmek için günlük 2000-2200 kalori ihtiyacınız varken gebelikte 300 kalorilik ekle birlikte şu anda almanız gereken günlük enerji miktarı yaklaşık 2300- 2500 kaloridir.enerjinin en büyükkaynağı çebuk ve verimlibir şekilde enerjiye dönüşebildikleri için karbonhidratlardır. Ekmek, makarna, bulgur ve meyveler karbonhidrattan zengin kaynaklardır. Kalori sağlayan ancak besin değeri düşükl besinleri tüketmekten kaçının.PROTEİN: Gelişen bir bebeğin vücut hücreleri, anne vücudundaki değişiklikler ve özellikle de plasenta, proteine gereksinim duyar. Anne karnındaki bebeğin büyümesi, ortalama 950 g kadar protein birikmesi demektir. Bu nedenle gebe olduğunuz zaman, günlük fazladan 20 gram proteine ihtiyacınız vardır (veya 1.2 g/kg) . Gebe olmayan kadınlar için önerilen protein 50-60 gram iken, gebelik döneminde 70-80 grama çıkmaktadır. Eğer siz günde 3-4 porsiyon protein süt, yoğurt, peynir ,et tavuk veya balık tüketiyorsanız bu ihtiyacınızı karşılıyorsunuz demektir.

DEMİR: Gebelikte artan demir gereksiniminin karşılanması için normal gereksinime ek olarak 20 mg demir alınmalıdır. Gebelikte beslenme programı içinde demirden zengin besinlerin ( kırmızı et, kümes hayvanları, kuru baklagiller, kuru meyveler, pekmez, tam tahıl ve zenginleştirilmiş tahıl ürünleri gibi besinler) yer alması önemlidir.ancak demir alımı kadar emiliminiş sağlamak da oldukça önemlidir. bU nedenle demir içeren besinlerin yanında C vitamini içeren besinleri almak demir emilimini artıracaktır. Örneğin:pekmez ve portakal suyu ve veya pekmez ve kivi yenilebilir.Yemeklerle birlikte salatanın tüketilmeside yine demir emilimi için önemlidir. Ayrıca demir emilimini engellediği için yemeklerle birlikte çay- kahve içilmemelidir. KALSİYUM: Gebelik süresince kemik yapısını oluşturan kalsiyumun yeterli miktarda alımı, bebeğin iskelet yapısının gelişimine, annenin de kemik kitlesinin korunmasına yardımcıdır. Gebelik süresince yeterli miktarda kalsiyum tüketimi daha sonraki dönemde osteoporoz riskinden sizi korur. Gebe kadınların günlük kalsiyum ihtiyacı 1000-1300 mg kadardır.süt, yoğurt, peynir, pekmez, fındık, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler zengin kalsiyum kaynaklarıdır. Bir bardak süt size 240 mg kalsiyum sağlar. FOLİK ASİT: Folik asit kaynakları koyu yyeşil yapraklı sebzeler,karnabahar, et, süt, yoğurt ve türevleri, yumurta ve tahıllar olarak sıralanabilir. Folik asitin yetersiz alımıyla düşük doğum ağırlıklı bebekler, nöral tüp defektleri ve annede megaloblastik anemi oluşabilir. Gebelikte folik asit ihtiyacı belirgin bir şekilde arta ve günlük ihtiyaç neredeyse 2 katına çıkar. Anne adaylarınıj gebe kalmadan en az 1 ay önce folik asit kullanımına başlanması önerilmektedir. SU: Sıvı alımı hamilelik döneminde ihmal edilmemesi gerekli bir konudur. Vücudun taşıma sisteminin bir parçasıdır ve besin öğelerinin hücrelerine taşınımını sağlar. Bazı atıkların vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar.sizin ve bebeğinizin artan kan hacmi için günlük 8- 10 bardak su içmeye özen gösterin.

HAMİLELİK DÖNEMİNDE GÖRÜLEN BAZI RAHATSIZLIKLAR

BULANTI: Daha çok gebeliğin ilk üç ayında görülen bulantılar, hormonal değişikliklerin, özellikle östrojen düzeylerindeki artış ile ortaya çıkmaktadır. Gebelikte görülen mide bulantısını azaltmanın birkaç yolu vardır;

  • Sabah kalkınca kraker veya sade kızarmış ekmek gibi nişastalı besinleri tüketin
  • Yataktan kalkarken yavaşça kalkın
  • Gün içinde az az sık sık beslenin
  • Yağ içeriği yüksek besinlerden uzak durun
  • Yemekleri yerken yavaş yavaş yiyin ve öğün aralarında sizi rahatlatması için leblebi yiyebilirsiniz.
  • Baharatlı besinlerden ve yemek kokularından, sizi rahatsız eden besinlerden uzak durun

KABIZLIK: Gebelikte oluşan hormonal değişiklikler, barsak kaslarınızın gevşemesine ve barsak hareketlerinizin yavaşlamasına neden olur. Bu durum, kabızlığın oluşması ile sonuçlanabilir. Kullanılan demir suplemanları, kabızlığı daha da ağırlaştırabilmektedir.

  • Posa içeriği yüksek besinleri tüketiniz. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve, kepekli ekmek, tam tahıl ürünleri ve haftada iki kez kurubaklagil yemekleri tüketerek posa miktarınızı artırınız.
  • Günlük sıvı tüketiminizi artırınız. Günde en az 8-10 bardak sıvı tüketmelisiniz.
  • Kuru erik, kuru erik suyu ve incir doğal laksatif etkileri nedeniyle kabızlığı önleyebilir.
  • Düzenli fiziksel aktivite, barsak fonksiyonlarının normal olmasını sağlar. Yürüyüş, yüzme ve hafiF egzersizler gebelik süresince yapılabilecek en iyi egzersizlerdir.

MİDE YANMASI (EKŞİMESİ): Daha çok gebeliğin son üç ayında görülen mide ekşimesi, bebeğin sindirim organları üzerine baskıda bulunması sonucu oluşmaktadır.

  • Yemeklerinizi azar azar ve sık sık tüketiniz.
  • Çok yağlı ve soslu besinlerden sakınınız.
  • Çay, kahve, kakao gibi kafeinli içecekler, mide bulantısı ve mide ekşimesine neden olabileceği için tüketilmemelidir.
  • Yemeklerden sonra mide salgısını bastırmak için yürüyüş yapabilirsiniz.
  • Uyurken başınızı yüksekte tutmalı ve rahat elbiseler tercih etmelisiniz.

 

 

Diyetisyen Zeynep Subaşı

Diyetisten Zeynep Subaşı ve Zeofit Zeynep Subaşı adres ve telefon bilgileri yukarıdaki gibidir. Eğer yukarıda yer alan Diyetisyen Zeynep Subaşı  ve Zeofit Zeynep Subaşı iletişim bilgilerinde bir hata olduğunu düşünüyorsanız lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Garantili SEO Hizmeti
Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Kürtaj Kızlık Zarı Dikimi Yük Taksi Mistik Ürünler Girls For Travel
Kapalı